Yer Teslimi Gecikmesine Rağmen Yüklenicinin Tazminat Talebinin Reddi: İdare–Yüklenici İlişkisinde Kusur Dağılımı
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Kararı Işığında Akademik İnceleme (2022/4193 E., 2023/565 K.)
Giriş
Kamuya ait yapım işlerinde yüklenici ile idare arasında kurulan sözleşmeler, her ne kadar özel hukuk sözleşmesi niteliği taşısa da, idarenin taraf olması nedeniyle kamu hukuku etkisi altında gelişen karma bir hukuki ilişki ortaya çıkarmaktadır. Özellikle belediyelerin taraf olduğu eser sözleşmelerinde, yer tesliminin gecikmesi, hakediş ödemelerinin aksaması ve sözleşmenin feshi gibi durumlar, klasik borçlar hukuku ilkelerinin yanı sıra kamu ihale mevzuatı ve idare hukuku prensipleri ile birlikte değerlendirilmelidir.
Bu bağlamda Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2022/4193 Esas, 2023/565 Karar sayılı ilamı; belediyenin iş sahibi olduğu bir yapım işinde, yer teslimi gecikmesi, hakediş ödemeleri, sözleşmenin feshi ve ortak kusur halinde tazminatın sınırları bakımından önemli ve öğretici tespitler içermektedir.
Uyuşmazlığın Hukuki Niteliği: Kamu İhale Sözleşmesi ve Eser Sözleşmesi İlişkisi
Somut olayda taraflar arasında, belediyeye ait bir yapım işine ilişkin götürü bedelli eser sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme, her ne kadar Türk Borçlar Kanunu m.470 vd. kapsamında eser sözleşmesi niteliğinde olsa da, aynı zamanda 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümlerine tabidir.
Bu nedenle uyuşmazlık;
- Özel hukuk açısından eser sözleşmesi
- Kamu hukuku açısından ise idare sözleşmesi benzeri bir yapı
olarak çift yönlü değerlendirilmelidir.
Nitekim davalı tarafın belediye olması, sözleşmenin uygulanmasında eşitlik ilkesinin zayıfladığı ve idarenin kamu gücü ayrıcalıklarının etkili olduğu bir ilişki doğurmaktadır.
Davacının Talepleri ve Davalının Savunması
Davacı yüklenici, sözleşmenin ifası sürecinde:
- Yer tesliminin yaklaşık 204 gün geciktirildiğini
- Hakediş ödemelerinin zamanında yapılmadığını
- Bu durumun işin süresinde tamamlanmasını engellediğini
- Sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini
ileri sürerek;
- Teminat mektuplarının iadesi
- Hakediş alacaklarının ödenmesi
- Teminat kesintilerinin iadesi
- Şantiye kurulumu ve genel gider zararlarının tazmini
taleplerinde bulunmuştur.
Davalı belediye ise, 4735 sayılı Kanun’un 20 ve 22. maddelerine dayanarak sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ve teminatların irat kaydedilmesinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi: İdarenin Kusurlu Olduğu Kabulü
İlk derece mahkemesi ve istinaf merci, özellikle şu hususları esas almıştır:
- Yer tesliminin süresinde yapılmadığı
- Hakedişlerin gecikmeli ödendiği
- İşin gecikmesinde idarenin belirleyici kusurunun bulunduğu
Bu değerlendirme sonucunda:
- Teminatların iadesine
- Hakediş alacaklarının ödenmesine
- Kesintilerin iadesine
- Genel gider tazminatına
hükmedilmiştir.
Yargıtay’ın Yaklaşımı: İdare Kusurlu Ama Yüklenici de Kusursuz Değil
Yargıtay incelemesinde, önceki derece mahkemelerinden farklı olarak kusurun tek taraflı olmadığı tespiti yapılmıştır.
Dosya kapsamına göre:
- Belediye (idare) yer teslimini geciktirmiştir
- Hakediş ödemeleri aksatılmıştır
- Ancak yüklenici de işi yavaşlatmış ve iş programına uymamıştır
- İşin ilerleyişinde ciddi gecikmelere sebep olmuştur
Bu nedenle Yargıtay, uyuşmazlığın çözümünde kritik bir sonuca ulaşmıştır:
Taraflar ortak kusurludur
Ortak Kusur Halinde Tazminat Talebi: TBK Sistematiği
Yargıtay kararında açıkça vurgulanan temel ilke şudur:
Eser sözleşmesinin sona ermesi halinde tazminat talep edilebilmesi için talepte bulunan tarafın kusursuz olması gerekir.
Bu yaklaşım, Türk Borçlar Kanunu’nun genel sorumluluk sistematiği ile uyumludur. Buna göre:
- Kusurlu taraf tazminat talep edemez
- Az kusurlu olmak sonucu değiştirmez
- Ortak kusur halinde taraflar birbirinden tazminat isteyemez
Bu nedenle yüklenicinin:
- Şantiye giderleri
- Genel giderler
- Kar kaybı
gibi kalemleri talep etmesi mümkün görülmemiştir.
Hangi Talepler Kabul Edildi, Hangileri Reddedildi?
Yargıtay, talepleri ayrıştırarak değerlendirmiştir:
Kabul Edilenler
- Teminat mektuplarının iadesi
- Hakediş alacakları
- Teminat kesintileri
Bu alacaklar sözleşmeden doğan kazanılmış hak niteliğinde olduğu için korunmuştur.
Reddedilen
- Genel gider tazminatı
Gerekçe: Yüklenici kusursuz değildir.
İdarenin Taraf Olduğu Sözleşmelerde Kamulaştırma Hukuku Perspektifi
Her ne kadar uyuşmazlık doğrudan kamulaştırma işlemiyle ilgili olmasa da, belediyenin taraf olduğu bu tür yapım işlerinde kamulaştırma hukukuna benzer şekilde “kamu yararı – özel zarar dengesi” gündeme gelmektedir.
Kamulaştırma hukukunda:
- İdare kusurlu olmasa dahi bedel ödemek zorundadır
Ancak somut olayda:
- Sözleşmesel ilişki söz konusudur
- Taraflar arasında karşılıklı borç ilişkisi vardır
- Bu nedenle TBK sistemi uygulanır
Dolayısıyla bu uyuşmazlıkta:
“kusursuz sorumluluk” değil
“kusura dayalı sorumluluk” geçerlidir
Bu ayrım, idarenin her durumda sorumlu olmayacağını açıkça ortaya koymaktadır.
Sonuç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2022/4193 E., 2023/565 K. sayılı kararı, belediyelerin taraf olduğu eser sözleşmelerinde sorumluluk rejimini netleştirmektedir.
Kararın ortaya koyduğu temel ilke şudur:
Yer teslimi gecikmiş ve hakediş ödemeleri aksatılmış olsa dahi, yüklenicinin de işin gecikmesinde kusuru bulunuyorsa taraflar ortak kusurlu sayılır ve bu durumda tazminat talep edilemez.
Bu karar, özellikle:
- Kamu ihale sözleşmeleri
- Belediye ile yapılan yapım işleri
- Yer teslimi ve hakediş uyuşmazlıkları
- Tazminat taleplerinin sınırları
bakımından uygulamaya yön veren güçlü bir içtihat niteliğindedir.


