Eser sözleşmesi, geçici kabul ve cezai şart ilişkisine dair güncel Yargıtay yaklaşımı
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2022/715 E. – 2023/776 K.
Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, özellikle yapım işlerinde yüklenici ile iş sahibi arasındaki hukuki ilişkinin belirlenmesinde merkezi bir rol oynamaktadır. Bu kapsamda “geçici kabul”, “eksik iş iddiası”, “cezai şart” ve “yüklenici alacağı” kavramları uygulamada en sık karşılaşılan ve çoğu zaman birlikte değerlendirilmesi gereken hukuki meselelerdir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin sayılı kararı, eser sözleşmesi kapsamında bu kavramların nasıl yorumlanması gerektiğini ortaya koyan önemli bir içtihat niteliğindedir.
Somut Olayda Eser Sözleşmesi Uyuşmazlığının Çerçevesi
Somut olayda yüklenici, sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği işler ve ilave imalatlar nedeniyle alacak talebinde bulunarak icra takibi başlatmış; iş sahibi ise eksik iş, gecikme ve fazla ödeme iddialarına dayanarak bu takibe itiraz etmiştir. Böylece uyuşmazlık, hem itirazın iptali, hem menfi tespit, hem de cezai şart talebi içeren çok yönlü bir eser sözleşmesi ihtilafı haline gelmiştir.
Geçici Kabulün Eser Sözleşmesindeki Hukuki Etkisi
Kararda en belirleyici unsur, işin 24.01.2014 tarihinde geçici kabul ile teslim edilmiş olmasıdır. Geçici kabul tutanağı, işin teknik şartnameye uygun şekilde tamamlandığını ortaya koyan güçlü bir hukuki belge olarak değerlendirilmiştir.
Yargıtay uygulamasına göre:
- Geçici kabul, işin tam ve ayıpsız teslim edildiğine dair karine oluşturur
- Kabul tutanağı itirazsız imzalanmışsa, eksik iş iddiası ileri sürmek zorlaşır
Bu nedenle eser sözleşmelerinde geçici kabul, yalnızca teknik bir aşama değil, aynı zamanda hukuki sonuç doğuran kritik bir eşiktir.
Geçici Kabulden Sonra Eksik İş İddiası
İş sahibi tarafından ileri sürülen eksik iş ve gecikme iddiaları, geçici kabul sonrası gündeme gelmiş ve mahkemeler tarafından kabul edilmemiştir. Bu noktada Yargıtay’ın benimsediği yaklaşım nettir:
- Eksik iş iddiası, kabul sonrası ileri sürülebilir
- Ancak bunun için somut ve güçlü delillerle ispat gerekir
Somut olayda bu ispat sağlanamadığından, eksik iş iddiaları hukuken geçersiz kabul edilmiştir.
Mahsup İlkesi ve Yüklenici Alacağının Hesaplanması
Kararın dikkat çekici yönlerinden biri de yüklenici alacağının belirlenmesinde uygulanan mahsup yöntemidir. Dosyada, iş sahibi tarafından dava dışı idareden fazla tahsil edilen bir bedelin bulunduğu tespit edilmiş ve bu tutarın yüklenici alacağından düşülmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Bu yaklaşım:
- Eser sözleşmelerinde ekonomik denkleştirme ilkesini yansıtır
- Üçlü ilişkilerde (idare – iş sahibi – yüklenici) dengeyi sağlar
Cezai Şartın Talep Edilebilirliği (TBK 179/2 Uygulaması)
Kararın en kritik hukuki değerlendirmesi, cezai şartın talep edilebilirliğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu m.179/2 uyarınca:
- İfa çekincesiz kabul edilmişse cezai şart talep edilemez
- Ancak sözleşmede açıkça kararlaştırılmışsa bu mümkün olabilir
Yargıtay uygulamasına göre:
“İfaya ekli cezanın talep edilebilmesi için, ifanın çekincesiz kabul edilmemiş olması veya sözleşmede çekinceye gerek olmaksızın cezai şart talep edilebileceğinin kararlaştırılmış olması gerekir.”
Somut olayda:
- Kabul çekincesiz yapılmıştır
- Sözleşmede özel hüküm yoktur
- Ayrıca yazılı ihtar şartı da yerine getirilmemiştir
Bu nedenle cezai şart talebi reddedilmiştir.
İhtar Şartı ve Zamanlama Sorunu
Kararda yalnızca ihtarın yapılmaması değil, zamanında yapılmaması da önemli bir gerekçe olarak değerlendirilmiştir. Geçici kabulden sonra yapılan ihtar, sözleşmeye uygun kabul edilmemiştir.
Bu durum, eser sözleşmelerinde:
- İhtarın yalnızca şekli değil
- Aynı zamanda fonksiyonel ve zamanında yapılması gereken bir işlem olduğunu göstermektedir.
Likit Alacak ve İcra İnkar Tazminatı
Mahkeme, alacağın bilirkişi incelemesi ile belirlenebilir nitelikte olduğunu kabul ederek likit alacak olmadığına karar vermiştir. Bu nedenle icra inkâr tazminatı talebi reddedilmiştir.
Bu yaklaşım, eser sözleşmelerinde:
- Teknik hesap gerektiren alacakların
- Çoğunlukla likit kabul edilmediğini ortaya koymaktadır.
Sözleşmeye Cezai Şartın Korunması İçin Konulabilecek Hüküm
Uygulamada cezai şart hakkının korunması için sözleşmeye şu tür bir hüküm eklenmesi önem taşır:
“İşin teslimi ve kabulü sırasında ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olsa dahi, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartlar ayrıca talep edilebilir; kabul işlemi bu haklardan feragat anlamına gelmez.”
Bu tür bir düzenleme ile:
- Çekincesiz kabulün olumsuz etkisi ortadan kaldırılır
- Cezai şart talebi güvence altına alınır
Sonuç: Eser Sözleşmelerinde Kritik Hukuki Dersler
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin sayılı kararı, eser sözleşmesi uygulamasına ilişkin şu temel ilkeleri ortaya koymaktadır:
- Geçici kabul, eksik iş iddialarını büyük ölçüde bertaraf eder
- Çekincesiz kabul, cezai şart talebini sınırlar
- Cezai şart, ancak TBK 179/2 şartları varsa talep edilebilir
- Mahsup ilkesi, alacak hesaplamasında belirleyicidir
- Likit olmayan alacaklarda icra inkâr tazminatı uygulanmaz
Bu yönüyle karar, eser sözleşmelerinde yalnızca maddi durumun değil, kabul süreci, sözleşme kurgusu ve usuli işlemlerin de belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır.


