TYP kapsamında yürütülen işler, çoğu zaman düşünüldüğünden daha risklidir.
Programın uygulanabileceği alanlar arasında çevre temizliği, bakım-onarım işleri, ağaçlandırma, park düzenlemeleri, restorasyon, vadi ve dere ıslahı, erozyon engelleme çalışmaları gibi işler bulunmaktadır. Bunlar; yüksekte çalışma, kesici-delici alet kullanımı, araç ve iş makinesi trafiği, ağır kaldırma ve açık alanda çalışma risklerini beraberinde getirir.
Katılımcılar ise çoğunlukla ilgili işte deneyimi bulunmayan, uzun süre işgücü piyasasının dışında kalmış kişilerdir.
Bu yazıda, TYP kapsamında çalışırken meydana gelen iş kazalarında sorumluluğun kime ait olduğunu ele alıyoruz.
TYP Katılımcısının Geçirdiği Kaza İş Kazası Sayılır mı?
Evet. Katılımcının işçi statüsünde olduğu ve iş görme edimini yüklenici kuruma karşı yerine getirdiği kabul edildiğine göre, işin yürütümü sırasında meydana gelen olay iş kazası niteliğindedir.
Nitekim TYP mevzuatı da bu ihtimali öngörmektedir: Devamsızlık düzenlemesinde, iş kazası ve meslek hastalığı kapsamına giren sağlık sorunları ayrıca istisna tutulmuştur.
Sorumluluk Kime Aittir?
Burada üç aktörü birbirinden ayırmak gerekir:
1. Yüklenici kurum (fiilen çalışılan kamu kurumu)
İş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, işveren sıfatını taşıyan yüklenici kuruma aittir. İş ilişkisi bu kurumla kurulduğuna göre, işverenin gözetim borcundan doğan sorumluluk da bu kuruma yönelir.
TYP mevzuatı ayrıca, katılımcıların uygun nitelikte olmamalarından kaynaklanacak sonuçlardan ya da görevli oldukları alanlarda ve üçüncü kişilere verecekleri zararlardan yüklenicinin sorumlu olduğunu düzenlemektedir.
2. İŞKUR
Kurum, TYP kapsamında işveren sayılmamaktadır. Bu nedenle iş kazasından doğan işveren sorumluluğu kural olarak İŞKUR’a yöneltilemez.
3. Üçüncü kişiler
Kaza bir araç, iş makinesi veya başka bir işletmenin faaliyeti sonucu meydana gelmişse, genel haksız fiil ve işletme sorumluluğu hükümleri çerçevesinde üçüncü kişilere de husumet yöneltilebilir.
İşverenin Yükümlülükleri Neleri Kapsar?
TYP katılımcısı işçi sayıldığı ölçüde, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin tamamı bu kişiler bakımından da geçerlidir. Uygulamada en sık eksik bırakılan başlıklar şunlardır:
- Risk değerlendirmesinin yapılması ve katılımcıların yürüttüğü işi kapsaması,
- İşe başlamadan önce iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin verilmesi ve belgelendirilmesi,
- Kişisel koruyucu donanımın temini, kullanımının denetlenmesi ve zimmet kayıtlarının tutulması,
- İşe giriş ve periyodik sağlık muayeneleri,
- Kullanılan alet, makine ve ekipmanın periyodik kontrolü,
- Yüksekte çalışma, elektrikle çalışma gibi özel riskler için gerekli önlemlerin alınması,
- Kaza sonrası bildirim yükümlülüklerinin yerine getirilmesi.
Bu belgelerin bulunmaması veya biçimsel olarak düzenlenmiş olması, kusur değerlendirmesinde belirleyici olur. Uygulamada bilirkişi incelemesi büyük ölçüde bu evrak üzerinden yürütülür.
Hangi Tazminatlar Talep Edilebilir?
Kazanın sonucuna göre şu talepler gündeme gelir:
Yaralanma ve sürekli iş göremezlik halinde:
- Maddi tazminat (sürekli iş göremezlikten doğan kazanç kaybı),
- Geçici iş göremezlik dönemine ilişkin zarar,
- Bakıcı gideri, tedavi ve protez giderleri,
- Manevi tazminat.
Ölüm halinde:
- Destekten yoksun kalma tazminatı (eş, çocuklar, anne-baba ve şartları varsa diğer yakınlar),
- Cenaze ve defin giderleri,
- Yakınların manevi tazminatı.
Maddi tazminat hesabında SGK tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değeri rücu edilebilir kısmı yönünden mahsup edilir. Bu nedenle SGK dosyasının davaya kazandırılması zorunludur.
Ayrıca kusur oranı belirleyicidir: İşverenin kusuru kadar sorumluluğu doğar; işçinin kusuru bulunması halinde tazminattan indirim yapılır.
SGK’nın Rücu Davası
İş kazası sonrasında SGK, sigortalıya veya hak sahiplerine yaptığı ödemeler nedeniyle kusurlu işverene rücu edebilir.
Bu, TYP uygulamasında idareler bakımından önemli bir risktir: İş güvenliği yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi, yalnızca işçinin açacağı tazminat davasıyla değil, Kurumun rücu talebiyle de karşılaşılmasına yol açar.
Ceza Sorumluluğu
Ölüm veya yaralanma ile sonuçlanan iş kazalarında, taksirle öldürme veya taksirle yaralama suçları bakımından ayrıca ceza soruşturması yürütülür. Bu soruşturmada; işveren vekili konumundaki kamu görevlileri, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve ilgili birim amirlerinin sorumluluğu ayrı ayrı değerlendirilir.
Ceza dosyasında alınan kusur raporları, hukuk davası bakımından da önemli bir delil oluşturur.
Kaza Sonrası Yapılması Gerekenler
Katılımcı veya yakınları bakımından ilk aşamada önem taşıyan hususlar:
- Kazanın SGK’ya bildirildiğinin teyit edilmesi,
- Tutanak, olay yeri fotoğrafları ve tanık bilgilerinin kayıt altına alınması,
- Hastane ve tedavi evrakının eksiksiz toplanması,
- İş göremezlik oranının tespiti için gerekli sağlık kurulu sürecinin takibi,
- Zamanaşımı sürelerinin gözetilmesi.
İdareler bakımından ise kaza sonrası hazırlanan iç yazışma ve tutanakların, ileride açılacak davada aleyhe delil oluşturabileceği unutulmamalıdır.
Sonuç
TYP kapsamındaki çalışma geçici ve süreli olabilir; ancak işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri geçici değildir.
Katılımcının işçi sayılması, iş kazası halinde işveren sorumluluğunun da doğması sonucunu beraberinde getirir. Bu sorumluluk, programın İŞKUR tarafından düzenlenmiş olması gerekçesiyle ortadan kalkmaz; fiilen çalıştıran kuruma yönelir.
Bu nedenle hem katılımcıların hem de program yürüten kurumların, TYP’yi “geçici bir destek programı” olarak değil, tam anlamıyla bir iş ilişkisi olarak ele almaları gerekir.


