TYP kapsamındaki alacak taleplerinde esas kadar usul de belirleyicidir. Uygulamada esasen haklı olan taleplerin, husumet, arabuluculuk veya zamanaşımı nedeniyle kısmen ya da tamamen reddedildiği sıkça görülmektedir.
Bu yazıda süreci adım adım ele alıyoruz.
1. Adım: Belgelerin Toplanması
Dava öncesinde toplanması gereken temel belgeler:
- SGK hizmet dökümü: Çalışma dönemlerinin, işyeri sicil numaralarının ve bildirilen gün sayılarının tespiti için zorunludur.
- İŞKUR kayıtları: Hangi programa, hangi tarihler arasında ve hangi yüklenici bünyesinde katılım sağlandığını gösterir.
- Katılımcı taahhütnamesi ve program sözleşmesi.
- Özlük dosyası, puantaj kayıtları, imza föyleri, görevlendirme yazıları.
- Banka hesap hareketleri: Ödemelerin tutarı ve tarihleri bakımından.
Bu aşamada yapılması gereken en kritik iş, çalışma dönemlerinin statü bazında ayrıştırılmasıdır. Aynı kişi aynı kurumda farklı dönemlerde TYP, hizmet alımı, okul aile birliği veya doğrudan işçilik statüsünde çalışmış olabilir. Her dönem farklı hukuki sonuç doğurur.
2. Adım: Doğru Davalının Belirlenmesi
TYP davalarında en sık yapılan hata husumette ortaya çıkar.
- İŞKUR, TYP kapsamında işveren değildir; kendisine husumet yöneltilemez.
- Dava, iş görme ediminin fiilen yerine getirildiği yüklenici kuruma karşı açılır.
Uygulamada bu, çalışılan yere göre şu şekilde belirlenir:
| Fiilen çalışılan yer | Davalı |
| Devlet okulu / ilçe milli eğitim müdürlüğü | Milli Eğitim Bakanlığı |
| Valilik / kaymakamlık birimleri | İçişleri Bakanlığı |
| Belediye birimleri | İlgili belediye tüzel kişiliği |
| Diğer kamu kurumları | İlgili kurumun tüzel kişiliği |
Burada dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı da tüzel kişiliğin doğru gösterilmesidir. İl veya ilçe müdürlükleri ayrı tüzel kişiliğe sahip değildir; dava bağlı bulunulan bakanlık aleyhine açılmalıdır.
Yargıtay, İŞKUR’un TYP işlemlerini yürütüyor olması nedeniyle davanın sehven bu Kuruma yöneltilmesini kabul edilebilir bir yanılgı saymakta ve mahkemece HMK’nın 124. maddesi uyarınca davacıya doğru hasma yönelme imkanı tanınması gerektiğini kabul etmektedir. Yine de baştan doğru davalının belirlenmesi, süre ve masraf kaybını önler.
3. Adım: Zorunlu Arabuluculuk
İşçilik alacaklarına ilişkin davalarda arabuluculuk dava şartıdır. Anlaşma sağlanamaması halinde son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunludur.
Burada TYP ve ilave tediye davalarına özgü kritik bir nokta vardır:
Arabuluculuk faaliyeti, yalnızca son tutanak tarihinden önce muaccel olmuş alacaklar bakımından yürütülmüş sayılır.
İlave tediye yılda dört taksit halinde ve Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen tarihlerde muaccel olduğundan, son tutanak tarihinden sonra muaccel olan taksitler bakımından dava şartı yerine getirilmemiş olur. Yargıtay bu durumda, ilgili dönem yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Pratik sonuç: Talep edilen dönemin sınırı, arabuluculuk son tutanak tarihine göre belirlenmelidir.
4. Adım: Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Görevli mahkeme: İş mahkemesi. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi.
- Yetkili mahkeme: Davalının yerleşim yeri mahkemesi ile işin yapıldığı yer mahkemesi.
Davalının kamu idaresi olması, uyuşmazlığın idari yargıda görülmesini gerektirmez. İlişki iş sözleşmesine dayandığından adli yargı görevlidir.
5. Adım: Zamanaşımı
- İlave tediye: Dönemsel edim niteliğinde olduğundan Türk Borçlar Kanunu’nun 147. maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabidir. Süre, her taksitin muaccel olduğu tarihten işlemeye başlar.
- Ücret, fazla çalışma, tatil ücretleri: Beş yıllık zamanaşımı.
- Kıdem ve ihbar tazminatı: 7036 sayılı Kanun ile getirilen özel süreler gözetilir.
Kısmi dava açılması halinde zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım için kesilir. Islah yoluyla talebin artırılması durumunda, ıslaha karşı süresinde ileri sürülen zamanaşımı def’i dikkate alınır. Bu nedenle dava değerinin baştan doğru belirlenmesi önem taşır.
6. Adım: Talep Sonucunun Doğru Kurulması
Uygulamada en sık rastlanan iki hata şudur:
Faiz türü. İlave tediye alacağı için “mevduata uygulanan en yüksek faiz” talep edilmesi yaygındır. Ancak Yargıtay, ilave tediyenin 6772 sayılı Kanun ile öngörülmüş ayrı bir alacak kalemi olduğunu ve buna yasal faiz uygulanması gerektiğini; en yüksek mevduat faizine hükmedilmesinin bozma sebebi olduğunu belirtmektedir. Talebin toplu iş sözleşmesine dayandırılması da sonucu değiştirmemektedir.
Dava türü. İlave tediye alacağı, çalışma gün sayısı ve brüt asgari ücret bilindiğinde hesaplanabilir niteliktedir. Bu nedenle belirsiz alacak davası olarak açılması halinde hukuki yarar yokluğu tartışması gündeme gelebilir. Uygulamada kısmi dava veya tam eda davası tercih edilmekte, gerektiğinde ıslah yoluna gidilmektedir.
7. Adım: Deliller ve İspat
TYP dosyalarında hükme esas alınan başlıca deliller:
- SGK hizmet dökümü ve işyeri sicil kayıtları,
- İŞKUR kayıtları ve program sözleşmesi,
- İşyeri özlük dosyası, puantaj ve imza föyleri,
- Banka ödeme kayıtları,
- Tanık beyanları,
- Hesap bilirkişisi raporu.
İlave tediye alacağının ödendiğinin ispatı işverene aittir. Yargıtay, davalı idarenin ödemeyi ispat edememesi halinde davanın kabulünde isabetsizlik bulunmadığını kabul etmektedir.
Fazla çalışma ve tatil çalışması iddialarında ise ispat yükü işçidedir.
8. Adım: Yargılama Giderleri
Kamu idareleri harçtan muaftır; ancak davacı bakımından harç ve gider avansı yükümlülüğü devam eder.
Alacak miktarının sınırlı olduğu dosyalarda, dava değerinin doğru belirlenmesi ve gerektiğinde adli yardım talebinde bulunulması, hak arama özgürlüğünün fiilen kullanılabilmesi bakımından önem taşır.
Özet Kontrol Listesi
☐ SGK hizmet dökümü ve İŞKUR kayıtları temin edildi mi?
☐ Çalışma dönemleri statü bazında ayrıştırıldı mı?
☐ Doğru davalı (yüklenici kurum) belirlendi mi?
☐ Arabuluculuk süreci tamamlandı, son tutanak alındı mı?
☐ Talep edilen dönem, son tutanak tarihindeki muacceliyet durumuna göre sınırlandırıldı mı?
☐ Beş yıllık zamanaşımı gözetildi mi?
☐ Faiz türü doğru belirlendi mi?
☐ Dava türü (kısmi / tam eda) doğru seçildi mi?
Sonuç
TYP alacak davalarında esasa ilişkin tablo, Yargıtay içtihadı sayesinde büyük ölçüde netleşmiştir. Bugün asıl kayıplar usulden yaşanmaktadır.
Doğru davalı, doğru dönem, doğru faiz ve doğru dava türü belirlendiğinde; TYP kapsamında çalışmış kişilerin ilave tediye başta olmak üzere yasal haklarına ulaşması mümkündür.
Bu nedenle sürecin başında bir hukukçudan destek alınması, ilerleyen aşamalarda telafisi güç hak kayıplarının önüne geçer.


